Doğum Çeşitleri

Rss
17 Sep 0

RAHAT BİR DOĞUM İÇİN 15 ÖNERİ

Yazar: admin Kategori: Doğum Çeşitleri Okunma: 722

  Doğum 40 haftalık hamilelik serüveninin bir ödülü olarak düşünülüyor. Özellikle ilk doğumda rahat olmak önemlidir. Bazı kadınlar, olumsuz bir doğum deneyiminden sonra, ikinci çocuk için cesaretlerini kaybetmektedirler. Bu durumun oluşmaması ve rahat bir doğum için psikolojik olarak hazır olmak önemlidir. Doğum öncesi hamileler genel olarak kaygılıdırlar. Bu doğal bir durumdur. Daha önce hiç doğum yapmamış bir kadın bilmediği bu durum için kaygılanır ya da korkar. Doğumda rahat hissetmek için, öncesinde yapılması gereken 15 öneri…
   

  • Doğum için bir hastane seçin:

Doğumdan önce, doğum yapacağınız hastaneyi ziyaret etmek önemlidir. Bu sayede doğuma giderken kaygınız daha az olur. Bilmediğimiz yerler, kaygılarımızı artırabilir. Doğum yapacağınız hastanenin yakın olması sizi daha da rahatlatacaktır

  • Doğumla ilgili kurslara gidin:

Doğumla ilgili kurslara gitmek bir anlamda prova yapmanızı sağlayacaktır. Böylece eğer doğumu zihninizde büyütmüşseniz, endişelerinizi azaltacaktır

  • Eşin doğuma katılmasını sağlayın:

Günümüzde birçok hastane bu konuda hassas davranmaktadır. Eşinizle bu konuyu konuşun. Eğer kaygınız çoksa; eşinizin yanınızda olması hem orayı daha az yadırgamanıza engel olur, hem de sizi psikolojik açıdan rahat ve güvende hissettirir.

  • Doğumla ilgili okuyun:

​Doğumla ilgili yazılan kitaplar okuyun. Birçok kişi bunu internetten araştırıyor, ancak internette doğru bilgiler olduğu gibi, kirli bilgiler de mevcuttur. Bunu unutmayın. Okumak ve bilgilenmek sizi kaygı ve korkularınızdan uzaklaştıracaktır.

  • Annenizle kendi doğumunuzu konuşun:

Anneler, doğum konusunda deneyimlerinden dolayı rahatlatıcıdırlar. Annenizle kendi doğumunuzu konuşarak bilgi alabilirsiniz. Ayrıca sizinle ilgili bilmediğiniz, mutlu anıları öğrenmek sizi iyi hissettirecektir.

  • Doktorunuzla doğumla ilgili kaygılarınızı paylaşın:

Bazı durumlarda Kadın doğum hekimiyle konuşmak için yeterli zaman olmaz. Buna rağmen zaman yaratın ve kaygılarınızı konuşun. Böylece hekimin sizin kaygı düzeyini anlaması daha kolay olur ve sizi rahatlatacak bilgiyi ondan alabilirsiniz. Doğumdan önce soru işaretlerinizi mutlaka azaltın.

  • Doğumdan sonra kucağınıza alacağınız çocuğun hayalini kurun:

​Hamilelik süresince; doğum sonrası çocuğunuzla ilk karşılaşma sahnesinin hayalini kurmak, hem hamileliğin hem de doğumun kolay geçmesini sağlar. İmajinasyon çalışması denilen bu hayal kurma çalışması birçok psikolojik sıkıntıda işe yaramaktadır. Doğumda da kuşkusuz işe yarayacaktır.

  • Gebelikte yoga ve gevşeme egzersizleri yapın:

Hamilelik süresince, eğer imkânınız varsa yoga sizi oldukça rahatlatacaktır. Bunun yanı sıra nefes egzersizleri sıkıntılı durumlarla baş etmenizi kolaylaştıracaktır. Ancak bunlara hamileliğin mümkünse erken dönemlerinde başlamalısınız. Böylece bu egzersizleri uygulamanız, deneyiminizin fazla olmasından dolayı daha kolay olacaktır.

  • Gebeliğin ve doğumun sağlıklı bir süreç olduğunu unutmayın:

Günümüzde bilgi arttıkça ne yazık ki korkular da artmıştır. Oysaki ilk çağdan bu yana kadın, doğurur. Bu kadının doğasında olan bir durumdur. Hatta profesyonel yardım almadan doğurur. Siz de farklı değilsiniz. Bu gerçeği gözden kaçırmayın.

  • Hamilelik döneminde hekiminizle konuşarak, önerdiği egzersizleri yapın:

Egzersiz yapmak; doğumda kaslarınızı daha rahat çalıştırdığı gibi, strese karşı dayanıklılığınızı da artıracaktır. Gebelik süresince hekiminizin önerilerini de dikkate alarak, mutlaka egzersiz yapın. Yürüyüş bile, tek başına vücudumuzda olumlu hissettirecek hormonların salgılanmasını artırır.

  • Sürekli doğum hikâyeleri dinlemeyin:

Eğer hassas bir yapıya sahipseniz, etrafınızdaki kişilerden doğum hikâyeleri dinlemeyin. Çünkü kişiler olumlu hikâyeler anlatabileceği gibi olumsuz hikâyeler de anlatabilir. Bunu daha önceden bilme şansınız olmayabilir. Karşı taraf iyi niyetli olsa dahi, sizin hassasiyetinizden dolayı keyfiniz kaçabilir.

  • Doğum öncesi güncel yaşantınıza devam edin:

Hayatınızın normalini bozmayın. Doktorunuz bir öneride bulunmamışsa, normal yaşantınızı doğuma kadar devam ettirin. Kendinizi aşırı sakınmaya kalkarsanız, doğal bir durum olan doğum; sizin zihninizde giderek daha büyüyecektir. Yaşam alışkanlıklarınızı doğum boyunca devam ettirin. Tabi ki alkol sigara gibi alışkanlıklar hariç.

  • ​Doğumdan önce maddi konularda eşinizle konuşun:

Doğumdan önce, hem hastane masrafları hem de bir süre çalışmayacağınız için birikimlerinizi eşinizle gerçekçi bir şekilde değerlendirin. Masraflar konusunda hekiminizden ve hastaneden bilgi alın. Doğum sürecinde bir de bunları düşünmek durumunda kalmayın.

  • Tokofobi (doğum yapma korkusu) varsa, ihmal etmeyin:

Tokofobi(doğum yapmaktan korkma) esasen her 9-10 kadından birinde görülebilmektedir. Kişi doğum yapmakla ilgili aşırı kaygı duyar. Tedavi edilebilir bir durumdur. Tedavide psikoterapi ve hipnoz kullanılmaktadır. Böyle bir durumunuz varsa mutlaka bir psikiyatriste/psikoloğa başvurun.

  • ​Psikolojik ya da psikiyatrik bir sorununuz varsa, bu durumu kadın doğum hekiminizle paylaşın:

Eğer psikiyatrik bir sorununuz varsa ya da daha önce geçirdiğiniz bir rahatsızlığınız varsa hamilelik döneminde mutlaka psikiyatrist/psikologdan yardım alın. Doğum öncesi sorun daha fazla artabilir. Riske girmeyin.


 


 

 

 

Devamı
09 Oct 0

DOĞUM ŞEKLİ NE ZAMAN VE NASIL BELİRLENİR?

Yazar: Ehamile Kategori: Doğum Çeşitleri Okunma: 491

Gebe olduğunu öğrendikten sonra mutluluktan başı dönen birçok kadının doğumu yaklaştıkça kaygıları artar. Hamile kalmak, bebeği büyütmek tamam da doğurmak sanki bir ütopya, ulaşılması zor bir son gibi görünür. Özellikle doğum şekli ve zamanı hakkında aile fertlerinin kötü hikayeleri olduğunda kadının kafası çok karışır. İnsan gebeliği 285 gündür. Bu aslında 42 hafta demektir. Kadının gebe kalma tarihinden yaptığı hesaplama ile doktorun yaptığı gebelik haftası hesabı birbirini tutmayacaktır. Doktorlar, adetin ilk gününü kullanarak gebelik haftası ve doğum zamanı hesaplaması yapar. Bu nedenle kadınların ilişkiye girdiği ve gebe kaldığı zamana göre iki hafta küçük hesaplamış olurlar. Ama nihayetinde doktorların verdiği tarih ile 9 ay 15 günü hesaplayan kadının doğum tarihi aynıdır.
 

  • GEBELİĞİN SON HAFTALARINDA BEBEĞİN DURUMU

Gebeliğin ilk haftaları kadar son haftaları da bebek için çok önemlidir. Unutmamalısınız ki gebeliğin son günlerinde de bebek dünyaya gelmeden önceki son hazırlıklarını yapar. Bebeğin karaciğer, beyin, barsak gibi organları hamileliğin son haftalarında gelişmeye devam eder.

  • 40. HAFTADAN SONRA DOĞUM

Gebeliğin 40. haftasına kadar bebeklerin büyük çoğunluğu doğar. Ama %20-30 bebek 40 haftadan sonra doğar. 41 haftadan sonra doğan bebek oranı ise %10 civarındadır. 42 haftadan sonra doğum %1-2 gibidir ve doktorlar bu sürenin geçilmesine izin vermezler.
 

  • DOĞUMU ŞEKLİNE KARAR VERİRKEN…

Doğum şeklini kesinlikle bebeğiniz ve siz belirlemelisiniz. Gebelik ilerledikçe bebeğinizin duruş şekli değişir. Yedinci ve sekizinci ay civarında ters olan bebeklerin %95’i normal yani baş duruşuna geçerler. Bu nedenle bebeğinizin ters durmasına takılmayın. Zaman ilerledikçe o en rahat doğacak duruşu alır. Normal doğumu engelleyecek en ciddi sorunlardan birisi plasenta yani bebeğin eşinin rahim ağzını kapatıyor olmasıdır. Bu durum çok nadir görülür. Gebelikte sigara kullanmak bu ihtimali artırır. Doğal olan, kadının fizyolojik yoldan doğumunu yapmasıdır. Normal vajinal doğum vajende genişleme, ilişkide his kaybı, bebekte herhangi bir zarar yapmaz. Bilakis normal doğan bebeklerde allerji daha az olur, daha zeki olurlar. Annenin sağlık durumundan kaynaklanan sorunlarda sezaryen düşünülebilir. Daha önce 2 kere sezaryen olmuş kişilere normal doğum önerilmez. Hamile kadınları çok korkutan diğer şey, bebeğin kakasını yapması veya bebeğin kakasını yemesi meselesidir. Bebeklerin %4’ü, mekonyum denen kakasını, anne karnında yapabilir. Eğer gebenin herhangi bir sağlık sorunu yoksa ve doğum için her şey normal devam ediyorsa bu kadınların normal doğurmasında ne bebek ne de anne için bir sakınca yoktur. Sadece bu ihtimalden korkarak, gününüzden önce doğurmayı veya doğum şeklinizi değiştirmeyi düşünmeyin.
 

 

 

Devamı
26 Mar 1

SEZARYEN Mİ, NORMAL DOĞUM MU ?

Yazar: Ehamile Kategori: Doğum Çeşitleri Okunma: 475

Sezaryen ve normal doğum,  iki yöntemin de avantajları ve dezavantajları vardır. Her iki durumda da karşılaşabileceğiniz durumları sizler için araştırdık.

 Bu konu, anne adaylarının gebelik boyunca en çok düşündükleri konudur. Bu konuda çiftler genelde yakın çevrelerinden etkilenirler ve yanlış bilgiler elde ederler. Normal doğum da sezaryen doğum da bir doğum şeklidir. Biri diğerinden üstün değildir. Her iki doğum şeklinin de iyi yönleri ve kötü yönleri vardır. Doğuma karar verirken bu avantajlar ve dezavantajlar düşünülerek çiftlerin karar vermesi istenir. Doktorunuz bu konuda size yardımcı olacaktır.
 

Devamı
09 Apr 0

ÜLKELERE GÖRE DOĞUM ADETLERİ

Yazar: Ehamile Kategori: Doğum Çeşitleri Okunma: 379

Her milletin tıpkı ülkemizde olduğu gibi doğuma yönelik gelenek ve görenekleri vardır. İşte, dünya ülkelerinin doğum adetleri...

 

Devamı
IŞŞIL Hamile Dünyası | Hamile Giyim Markaları | Hamile Kıyafetleri © 2009-2017 Tüm Hakları Saklıdır.